AYM'den İllegal İnfaz Oranı Kararı
Resmî adıAnayasa Mahkemesinin 27/1/2026 Tarihli ve 2023/5933 Başvuru Numaralı Kararı
Anayasa Mahkemesi, başvurucunun mahkûmiyetine ilişkin infaz oranının hatalı belirlenmesi nedeniyle suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiğine karar verdi. Mahkeme, 'suçluyu kayırma' ve 'gizliliğin ihlali' suçlarının Terörle Mücadele Kanunu kapsamında olmadığı için infaz oranının dörtte üç yerine üçte iki olması gerektiğini hükmetti.
Düzenlemenin Detayları
Musa Şeker, silahlı terör örgütüne üyelik, rüşvet aracılığı, gizliliğin ihlali ve suçluyu kayırma suçlarından hapis cezalarına çarptırılmıştır. Başvurucu hakkında düzenlenen müddetnamede, suçluyu kayırma ve gizliliğin ihlali suçları için infaz oranı hatalı bir şekilde Terörle Mücadele Kanunu (3713 sayılı Kanun) kapsamında dörtte üç olarak belirlenmiştir. Başvurucu bu oranın hukuka aykırı olduğunu, bu suçların terör suçu kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini ve infaz oranının üçte iki olması gerektiğini ileri sürerek itiraz etmiştir. Ancak, infaz hâkimliği ve ağır ceza mahkemesi bu itirazları somut bir gerekçe sunmadan reddetmiştir. Anayasa Mahkemesi, yaptığı incelemede, 'suçluyu kayırma' ve 'gizliliğin ihlali' suçlarının 3713 sayılı Kanun'un 3. ve 4. maddelerinde sayılan terör suçları arasında yer almadığını tespit etmiştir. Dolayısıyla, bu suçlar için 3713 sayılı Kanun'un 17. maddesinde öngörülen dörtte üç oranının uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Bu durumun Anayasa'nın 38. maddesinde güvence altına alınan suçta ve cezada kanunilik ilkesini ihlal ettiğine karar verilmiş, ihlalin sonuçlarının giderilmesi için yeniden yargılama yapılması amacıyla dosya Kırıkkale İnfaz Hâkimliğine gönderilmiştir. Başvurucunun tazminat talebi ise, yeniden yargılamanın ihlali gidermesi sebebiyle reddedilmiştir.
Akla Gelen Sorular
- Bir suçun 'terör suçu' olup olmadığı neden bu kadar önemli?
- Bir suçun terör suçu olarak kabul edilmesi, infaz rejimini doğrudan etkiler; örneğin, koşullu salıverilme oranı 2/3 yerine 3/4 olarak uygulanarak hükümlünün cezaevinde kalış süresini uzatabilir.
- Anayasa Mahkemesi'nin bu kararı, diğer infaz süreçlerini nasıl etkileyebilir?
- Bu karar, benzer şekilde infaz oranı yanlış hesaplanmış olan diğer hükümlüler için emsal teşkil edebilir ve ilgili mahkemelerin infaz sürelerini yeniden gözden geçirmesine yol açabilir.
- Başvurucunun tazminat talebi neden reddedildi?
- Anayasa Mahkemesi, tespit edilen ihlalin sonuçlarının yeniden yargılama yoluyla ortadan kaldırılmasının yeterli bir giderim sağlayacağına hükmettiği için tazminat talebini reddetmiştir.
Kavramlar
- Suçta ve Cezada Kanunilik İlkesi
- Anayasa'nın 38. maddesinde güvence altına alınan, kimsenin işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı ve kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemeyeceği ilkesidir.
- İnfaz Oranı
- Hapis cezasının ne kadarının ceza infaz kurumunda çekilmesi gerektiğini belirten, koşullu salıverilme için yasal olarak öngörülen oran. Örneğin, 2/3 veya 3/4 gibi.
- Müddetname
- Hükümlünün ceza infaz kurumuna alındığı ve salıverileceği tarih ile ceza süresini ve cezanın hangi hükme ilişkin bulunduğunu belirten resmi belge.
- Koşullu Salıverilme
- Hapis cezasının belirli bir kısmını infaz kurumunda iyi halli olarak geçiren hükümlünün, geri kalan cezasını ceza infaz kurumu dışında tamamlamasına imkan tanıyan infaz rejimi.
Bu gelişmeleri anında öğrenin
REGAS, 6 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'deki 19 kaydın tümünü analiz etti; burada yalnızca 3 tanesini yayımladık.
REGAS, Resmî Gazete’de sizi ilgilendiren her değişikliği sade bir dille özetler ve bildirir.


REGAS Yorumu
Bu karar, infaz hukukundaki temel prensiplerden biri olan suçta ve cezada kanunilik ilkesinin önemini bir kez daha vurgulamaktadır. Mahkemelerin, bir suçun terör suçu kapsamında olup olmadığını belirlerken yasal sınırlamalara titizlikle uyması ve infaz oranını buna göre belirlemesi gerektiği ortaya konmuştur. Vatandaşlar açısından, hapis cezalarının infaz sürelerinin doğru hesaplanması ve hak ettikleri koşullu salıverilme sürelerine ulaşmaları için yargı mercilerinin daha dikkatli olması gerektiği mesajını vermektedir. Ayrıca, tazminat yerine yeniden yargılama ile ihlalin giderilmesinin yeterli kabul edilmesi, AYM'nin bireysel başvurularda öncelikli amacının hak ihlalini ortadan kaldırmak olduğunu göstermektedir.