AYM'den Karar: Veri İhlaline Re'sen Takip!
Resmî adıAnayasa Mahkemesinin 16/4/2026 Tarihli ve E: 2026/34, K: 2026/81 Sayılı Kararı
Anayasa Mahkemesi, Osmaniye 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nin Türk Ceza Kanunu'nun 139. maddesindeki "verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ibaresinin iptali talebini oybirliğiyle reddetti.
Düzenlemenin Detayları
Osmaniye 13. Asliye Ceza Mahkemesi, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak verilmesi veya ele geçirilmesi suçundan açılan bir davada, Türk Ceza Kanunu (TCK) madde 139'daki ilgili ibarenin Anayasa'nın 2. (Hukuk Devleti), 10. (Eşitlik) ve 20. (Özel Hayatın Gizliliği) maddelerine aykırı olduğunu düşünerek Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) başvurmuştur. İtiraz konusu kural, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi, verilmesi, ele geçirilmesi ve yok edilmemesi suçlarının soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olmamasını düzenlemektedir.
AYM, yaptığı incelemede, itiraz konusu kuralın bireylerin özel hayatının korunması kapsamında kişisel verilerin yetkisizce elde edilmesinin veya üçüncü kişilere sunulmasının önlenmesini amaçladığını belirtti. Mahkeme, kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde verilmesinin veya ele geçirilmesinin sadece bireysel menfaatleri değil, aynı zamanda toplumda kişisel verilerin korunmasına ilişkin güven duygusunu ve kamu düzenini de zedeleyebileceğine dikkat çekti. Kanun koyucunun, suçların ağırlığı ve kamu düzeni açısından önemi gibi unsurları gözeterek bazı suçların takibini şikayete bağlı olmaktan çıkarmasının takdir yetkisi dahilinde olduğunu vurguladı.
AYM, kuralın kamu yararı dışında bir amaç gütmediğini ve hukuk devleti ilkesine aykırı olmadığını ifade etti. Ayrıca, farklı hukuki konumlarda bulunan suç tiplerine farklı usul kuralları uygulanmasının eşitlik ilkesini ihlal etmediğini belirtti. Sonuç olarak, Anayasa'nın 2., 10. ve 20. maddelerine aykırılık bulunmadığına hükmederek, itirazın REDDİNE oybirliğiyle karar verdi. Bu karar, kişisel verilerin korunmasıyla ilgili suçlarda kamu makamlarının resen harekete geçme yetkisinin anayasaya uygun olduğunu teyit etmektedir.
Akla Gelen Sorular
- Bu kararla kişisel verilerin korunmasında ne değişti?
- Bu kararla, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak verilmesi veya ele geçirilmesi suçlarının şikayete bağlı olmadan devlet tarafından soruşturulması ve kovuşturulması uygulamasının Anayasa'ya uygun olduğu teyit edildi. Mevcut durum devam etmektedir.
- Anayasa Mahkemesi hangi gerekçelerle iptal talebini reddetti?
- AYM, kuralın bireylerin özel hayatını korumak ve kamu düzenini sağlamak amacını taşıdığını, bu durumun hukuk devleti ve eşitlik ilkelerine aykırı olmadığını belirterek iptal talebini reddetti.
- Karar 'oybirliği' ile mi alındı?
- Evet, Anayasa Mahkemesi itirazın reddine oybirliğiyle karar vermiştir.
Kavramlar
- İtiraz Yolu
- Mahkemelerin, baktıkları bir davada uygulayacakları kanun hükmünün Anayasaya aykırı olduğunu düşünmeleri halinde, söz konusu kanun hükmünün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmaları.
- Hukuk Devleti İlkesi
- Devletin tüm eylem ve işlemlerinde hukuka bağlı kalması, insan haklarına saygı göstermesi, adil bir hukuk düzeni kurması ve hukuki güvenliği sağlaması prensibi.
- Eşitlik İlkesi
- Kanun önünde herkesin dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin eşit olmasıdır. Hukuksal durumları aynı olanlar için aynı kuralların uygulanmasını ifade eder.
- Kişisel Veri
- Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi.
- Şikayet
- Mağdur veya suçtan zarar görenin yetkili makamlara başvurarak bir fiilin soruşturulması veya kovuşturulmasını isteme iradesi.
Bu gelişmeleri anında öğrenin
REGAS, 14 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'deki 39 kaydın tümünü analiz etti; burada yalnızca 3 tanesini yayımladık.
REGAS, Resmî Gazete’de sizi ilgilendiren her değişikliği sade bir dille özetler ve bildirir.


REGAS Yorumu
Bu karar, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak elde edilmesi veya yayılması gibi suçların takibinde şikayet şartının aranmamasının Anayasa'ya uygun olduğunu tescil etmektedir. Vatandaşlar açısından bu, kişisel verilerinin korunması konusunda devletin aktif rol üstlenmeye devam edeceği ve bu tür suçların peşinin şikayete bağlı olmaksızın düşüleceği anlamına gelmektedir. Bu durum, özellikle kişisel verilerin yaygın olarak kullanıldığı dijital çağda, bireylerin veri güvenliğine olan inancını güçlendirebilecek bir unsurdur. Kamu düzeni ve bireysel haklar arasındaki dengeyi gözeten bir yaklaşımı yansıtmaktadır.