AYM'den Kısmi Dava Kararı
Resmî adıAnayasa Mahkemesinin 16/4/2026 Tarihli ve E: 2025/231, K: 2026/82 Sayılı Kararı
Anayasa Mahkemesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 109. maddesindeki kısmi dava düzenlemesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar vererek, madde başlığına ilişkin itirazı normatif nitelik taşımadığı gerekçesiyle incelememiş, fıkralara yönelik itirazı ise reddetmiştir.
Düzenlemenin Detayları
Ankara 73. İş Mahkemesi, işçilik alacaklarının tahsili davasında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 109. maddesinin başlığının, (1) numaralı fıkrasının ve (3) numaralı fıkrasında yer alan "...kısmi..." ibaresinin Anayasa'nın 2, 5, 10, 13, 35, 36, 40 ve 141. maddelerine aykırı olduğu iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne itiraz yoluyla başvurmuştur. Başvuran Mahkeme, kısmi davanın belirsiz alacak davasına göre bazı dezavantajları olduğunu, mahkemeye erişim hakkını sınırlayabildiğini ve yargılamaları uzatabildiğini ileri sürmüştür.
Anayasa Mahkemesi, yaptığı incelemede HMK'nın 109. maddesinin başlığına ilişkin itirazı, madde başlıklarının başlı başına bir yargı ifade etmediği ve denetlenebilir norm niteliğinde olmadığı gerekçesiyle incelemeye almamıştır. Bu kısma ilişkin 'karar verilmesine yer olmadığına' hükmetmiştir.
HMK'nın 109. maddesinin (1) numaralı fıkrası ve (3) numaralı fıkrasında yer alan "...kısmi..." ibaresine yönelik itirazı değerlendiren Anayasa Mahkemesi, bu kuralların Anayasa'nın 2. (hukuk devleti), 36. (hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı), 141. (davaların en az giderle ve süratle sonuçlandırılması) ve 142. (mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir) maddelerine aykırı olmadığına karar vermiştir. Mahkeme, kısmi dava imkanının kişilerin hak arama özgürlüğünden daha kolay faydalanmalarını sağladığını, yargılama gideri riskini azalttığını ve kamu yararı amacına yönelik olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle itiraz OYBİRLİĞİYLE reddedilmiştir.
Akla Gelen Sorular
- Anayasa Mahkemesi, HMK'nın 109. maddesinin hangi kısımlarını Anayasa'ya aykırı bulmuştur?
- Anayasa Mahkemesi, HMK'nın 109. maddesinin hiçbir kısmını Anayasa'ya aykırı bulmamıştır. Madde başlığına ilişkin itirazı incelemeye almamış, (1) ve (3) numaralı fıkralara yönelik itirazı ise reddetmiştir.
- Neden HMK 109. maddesinin başlığı Anayasa Mahkemesi tarafından incelenmedi?
- Anayasa Mahkemesi, madde başlıklarının başlı başına bir yargı ifade etmediğini ve normatif nitelikte olmadığını belirterek, denetlenebilir bir hukuk kuralı sayılmadığı gerekçesiyle inceleme dışı bırakmıştır.
- Bu karar, işçilik alacakları davaları açısından ne anlama gelmektedir?
- Bu karar, işçilik alacakları gibi alacakların kısmi dava yoluyla talep edilebilmesi uygulamasının Anayasa'ya uygun olduğunu onaylamaktadır. Davacılar, yargılama gideri riskini azaltmak amacıyla alacaklarının sadece bir kısmını dava konusu edebilmeye devam edecektir.
Kavramlar
- Kısmi Dava
- Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, talep edilen alacağın veya hakkın sadece bir kısmının dava yoluyla ileri sürülmesi.
- İtiraz Yolu
- Bir davaya bakmakta olan mahkemenin, uygulayacağı bir kanun hükmünü Anayasa'ya aykırı bulması üzerine Anayasa Mahkemesi'ne başvurarak o hükmün iptalini istemesi usulü.
- Eda Davası
- Davalının bir şeyi vermeye, yapmaya yahut yapmamaya mahkûm edilmesinin talep edildiği, bir edimin yerine getirilmesinin istendiği dava türü.
- Yargılama Giderleri
- Dava sürecinde yapılan harçlar, tebligat, keşif, bilirkişi giderleri ve vekalet ücreti gibi masrafların genel adı.
- Usul Ekonomisi İlkesi
- Yargılamanın en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması gerektiğini ifade eden ilke.
Bu gelişmeleri anında öğrenin
REGAS, 30 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete'deki 34 kaydın tümünü analiz etti; burada yalnızca 2 tanesini yayımladık.
REGAS, Resmî Gazete’de sizi ilgilendiren her değişikliği sade bir dille özetler ve bildirir.


REGAS Yorumu
Bu karar, hukuki süreçlerde sıklıkla başvurulan kısmi dava yönteminin Anayasa'ya uygunluğunu teyit etmiştir. Vatandaşlar ve avukatlar için, özellikle işçilik alacakları gibi belirsiz alacak durumlarında, dava açma stratejileri açısından mevcut yasal düzenlemenin devam edeceği anlamına gelmektedir. Kısmi davanın getirdiği avantajlar (yüksek yargılama gideri riskini azaltma gibi) korunurken, olası dezavantajları (zamanaşımı ve faiz konuları) da göz önünde bulundurarak davaların açılması gerekmektedir. Karar, yargılama süreçlerindeki belirsizlikleri gidermese de, mevcut sistemin Anayasal temelini güçlendirmiştir.